Maddenin Tanecikli Yapısı

ImageMaddenin Tanecikli Yapısı Konu Anlatımı

 

1.MADDENİN YAPI TAŞLARI-ATOMLAR
Atom:Maddeyi oluşturan en küçük yapı taşıdır.

Maddenin Sınıflandırılması


1.Katı
2.Sıvı
3.Gaz


1.Katı


Tanecikler arasında boşluk yoktur.
Genleşir.
Sıkıştırılamaz


2.Sıvı


Tanecikler arasında boşluk azdır.
Konulduğu kabın şeklini alır.Belirli bir şekiller yoktur.Hacimleri vardır.
Çok azda olsa sıkıştırılabilir.Ancak sıkıştırılamaz olarak kabul edilirler.
Genleşirler.


3.Gaz


Tanecikler arasında büyük boşluklar vardır.
Yayılır.
Genleşir.Belirli bir şekilleri ve hacimleri yoktur.
Konulduğu kabın şeklini alır.
Sıkıştırılabilir.

Molekül:İki yada dah
a çok atomun oluşturduğu kümelere molekül denir.


Atomun Tarihçesi


John Dalton:Atomlar maddenin en küçük yapı taşıdır ve bölünemez.
J.J.Thomson:Atomun yapısında atomdan daha küçük parçacıklarda vardır.
Ernest Rutherford:Atomun yapısında bulunan Küçük parçacıklar atomun merkezinin etrafında dolaşır.


Katı,Sıvı ve Gazların Genleşme-Sıkışma Özellikleri


Katı,sıvı gazlar genleşebilir.


Gazlar katı ve sıvılara göre daha fazla genleşir.


Sıvılar ve gazlar sıkıştırılabilir,katılar sıkıştırılamaz.


Gazlar sıvılara göre daha fazla sıkıştırılabilir.


Maddenin Sıkışma-Genleşme Özellikleri ile Tanecikli Yapıları Arasındaki İlişki


Maddelerin sıkışma ve genleşme özellikleri maddeyi oluşturan taneciklerin arasındaki boşluk miktarına bağlıdır.


Tanecikleri arasındaki boşluk miktarı en fazla olan gazlar,sıvılar ve katılara göre daha fazla sıkıştırılabilir ve genleşebilir.


2.ELEMENTLER-BİLEŞİKLER-MOLEKÜLLER

Element:Aynı cins atomlardan oluşan maddelere element denir.


Bileşik:Farklı atomlar içeren saf maddelere bileşik denir.
(İki yada daha fazla cins atomdan oluşmuş maddelere bileşik denir.)


Molekül:İki yada daha çok atomun oluşturduğu topluluğa molekül denir.
(Hem elementlerin hem de bileşiklerin molekülleri olabilir.)


Saf madde:Hep aynı birimlerin (taneciklerin)yan yana gelmesiyle oluşan maddelere saf madde denir.


Karışım:İki yada daha fazla maddenin kimliklerini kaybetmeden bir araya gelmesiyle oluşan maddelere karışım denir.
Saf madde de aynı moleküller yan yana gelir.Karışım da farklı moleküller yan yana gelir.

 

Karışımlar iki şekilde bulunur.


1.Homojen karışımlar(Çözeltiler):Özellikleri her yerinde aynı olan ve dışarıdan bakıldığında tek bir madde gibi görünen karışımlardır.Örnek:Şekerli su,tuzlu su.


2.Heterojen karışımlar:Özellikleri her yerinde aynı olmayan ve dışarıdan bakıldığında birden fazla madde varmış gibi görünen karışımlara denir.

 

Örnek:Kum-Su,Tebeşir tozu-Su,Ayran,Yağ-Su,Benzin-Su

Heterojen Karışımlar 3 e ayrılırlar. 

A-     Süspansiyon : Katı – sıvı heterojen karışımlara denir. Örnek:Su – demirtozu karışımı , su tebeşir tozu karışımı gibi

 

B-     Emülsiyon : Sıvı – sıvı heterojen karışımlara denir. Örnek : su – zeytinyağı karışımı , su benzin karışımı

 

C-     Aeresol : Sıvı – gaz heterojen karışımlara denir. Örnek : Sis , parfüm , sprey


3.MADDENİN HALLERİ VE TANECİKLİ YAPISI


Maddeler katı,sıvı ve gaz olmak üzere üç halde bulunur.
Katıları oluşturan tanecikler arasında boşluk olmadığı için akma özelliği yoktur.
Sıvılar ve gazları oluşturan tanecikler arasındaki boşluk,taneciklerin hareket etmesine ve yer değiştirmesine sebep olur.

 

Bu nedenle gazlar ve sıvılar akma özelliğine sahiptir.


Sıvılar ve gazlar öteleme hareketi yapar.


Öteleme hareketi:Taneciklerin birbirini iterek hareket etmesi,yer değiştirmesidir.

FİZİKSEL VE KİMYASAL DEĞİŞMELER :

Günlük hayatımızda çeşitli etkiler sonucunda maddelerde bazı değişimler olduğunu görürüz. Örneğin bir kağıdı yaktığımızda kağıdın kül olduğunu, bir buz parçasını sıcak bir yere koyduğumuzda buzun eridiğini, annemizin çeşitli sebzeleri pişirerek yemek yaptığını hepimiz görmüşüzdür.


Maddelerde meydana gelen değişimler 2 grupta incelenebilir:
• Fiziksel değişmeler
• Kimyasal değişmeler

FİZİKSEL DEĞİŞMELER :

Maddenin yapısı değişmeden sadece dış görünüşünde meydana gelen değişmelerdir. Fiziksel değişmeler sonucunda yeni maddeler oluşmaz. Sadece maddenin renk, şekil, büyüklük gibi özellikleri değişir. Fiziksel değişmeler sonucunda maddenin kimliği değişmez.

ÖRNEKLER :

• Buzun erimesi
• Kağıdın yırtılması
• Tebeşirin toz haline getirilmesi
• Küp şekerin ezilerek toz şeker haline getirilmesi
• Suyun donması
• Çaydanlıktaki suyun buharlaşması
• Camın buğulanması
• Akşamları gökyüzünün renginin maviden kızıla dönüşmesi
• Altından bilezik yapılması
• Odunun kırılması
• Camın kırılması
• Yemek tuzunun suda çözünmesi
• Yoğurttan ayran yapılması
• Bakırdan tencere yapılması
• Havucun rendelenmesi

KİMYASAL DEĞİŞMELER :

Maddenin iç yapısında meydana gelen değişmelerdir. Kimyasal değişmeler sonucunda maddenin kimliği değişir ve yeni maddeler oluşur. Kimyasal değişmeye uğrayan maddeler eski haline döndürülemez.


ÖRNEKLER :

• Kömürün yanması
• Sütten yoğurt ve peynir yapılması
• Demirin paslanması
• Meyvelerin çürümesi
• Un ve sudan hamur yapılması
• Kumdan cam yapılması
• Ekmeğin küflenmesi
• Kabartma tozunun üzerine limon sıkılması
• Canlıların ölmesi
• İnsanın sindirim ve solunum yapması
• Bitkilerin fotosentez yapması
• Üzüm suyundan sirke yapılması
• Doğalgazın yanması
• Dişlerimizin çürümesi
• Yumurtanın haşlanması
• Gümüşün açık havada zamanla kararması

NOT : Kimyasal değişmeler sonucunda hem maddenin görünümü değişir hem de yeni maddeler oluşur.

 

  Atom Hakkında Ortaya Konan Görüşler ve Atom Teorileri :


Atom hakkında Democritus, Dalton, Thomson, Rutherford, Bohr ve De Broglie isimli bilim adamları ve filozoflar görüşlerini ortaya koymuşlar ve günümüzdeki atom modeli ortaya çıkmıştır.

 

   Democritus Atom Teorisi :


Atom hakkında ilk görüş M.Ö. 400’lü yıllarda Yunanlı filozof Democritus tarafından ortaya konmuştur. Democritus, maddenin taneciklerden oluştuğunu savunmuş ve bu taneciklere atom adını vermiştir.

    Democritus, atom hakkındaki görüşlerini deneylere göre değil varsayımlara göre söylemiştir. Democritus’ a göre;


• Madde parçalara ayrıldığında en sonunda bölünemeyen bir tanecik elde edilir ve bu tanecik atomdur.


• Bütün maddeler aynı tür atomlardan oluşur.


• Maddelerin farklı olmasının nedeni maddeyi oluşturan atomların sayı ve dizilişi biçiminin farklı olmasıdır.


• Atom görülemez.


         • Atom görülemediği için bölünemez. 

 

     John Dalton :


Atom hakkında ilk bilimsel görüş 1803 – 1808 yılları arasında İngiliz bilim adamı John Dalton tarafından ortaya atılmıştır.

 

     Dalton’ a göre;


• Maddenin en küçük yapı taşı atomdur. (Maddeler çok küçük, bölünemez, yok edilemez taneciklerden oluşur.)


• Atomlar parçalanamaz


• Atom içi dolu küre şeklindedir.


• Bütün maddeler farklı tür atomlardan oluşmuştur.


• Maddelerin birbirlerinden farklı olmasının nedeni maddeyi oluşturan atomların farklı özellikte olmasıdır.


• Bir maddeyi oluşturan atomların tamamı birbirleriyle aynı özelliklere sahiptir. 

 

   John Joseph Thomson :


Atomun yapısı hakkında ilk model 1898 yılında Thomson tarafından ortaya konmuştur. Thomson atom modeli bir karpuza yada üzümlü keke benzer.

Thomson’ a göre;


• Atom küre şeklindedir. (Çapı 10–8 cm)

 

• Atomda (+) ve (–) yüklü tanecikler bulunur.


• Thomson’a göre atom; dışı tamamen pozitif yüklü bir küre olup negatif yüklü olan elektronlar kek içerisindeki gömülü üzümler gibi bu küre içerisine gömülmüş haldedir. 

 

     Ernest Rutherford  :


Atomun çekirdeğini ve çekirdekle ilgili birçok özelliğin ilk defa keşfeden bir bilim adamıdır.

 

    
• Atom kütlesinin tamamına yakını merkezde toplanır, bu merkeze çekirdek denir.


• Elektronlar çekirdek etrafında dairesel yörüngelerde sürekli dolanırlar. (Yörünge daire şeklinde değil, enerji seviyesine karşılık gelen orbitallerde dolanır.)


• Elektronların bulunduğu hacim çekirdeğin hacminden çok büyüktür.


• Çekirdekteki yük miktarı bir maddenin bütün atomlarında ayın, farklı maddenin atomlarında farklıdır.


• Çekirdekteki yük sayısı, elektron sayısına eşittir.


          • Çekirdekteki pozitif yüklerin kütlesi yaklaşık atom kütlesinin yarısına eşittir. 

   Niels David Bohr  :


Bohr atom teorisi hidrojenin yayınma spektrumuna dayanılarak açıklanır. Bohr’ a göre;


• Elektronlar çekirdek etrafında belirli enerjiye karşılık gelen belirli uzaklıklarda bulunur.

• Yüksek enerji düzeyinde bulunan elektron, düşük enerji düzeyine geçerse fotonlar halinde ışık yayarlar.


• Kararlı hallerin tamamında elektronlar çekirdek etrafında dairesel yörünge izlerler. 

 

   Modern Atom Teorisi :

 Modern atom teorisini kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:


• Atomda belirli bir enerji düzeyi vardır. Elektron ancak bu düzeyden birinde bulunabilir .


• Elektron bir enerji düzeyindeki hareketi sırasında çevreye ışık yaymazlar.


• Atoma iki düzey arasındaki fark kadar enerji verilirse elektron daha yüksek enerji düzeyine geçer


          • Atoma verilen enerji kesilirse elektron enerjili düzeyinde kalamaz daha düşük enerji düzeyinden birine geçer. Bu sırada iki düzey arasındaki fark kadar enerjiyi ışık şekline çevreye verir
 
< Önceki   Sonraki >
 
Anasayfa | 1.Kademe | Türkçe | Matematik | Fen Konuları | Fen Deneyleri | Fen Bulmacaları | Geometri | İngilizce | Bilgisayar | Sosyal Gurubu | Yıllık Planlar | Günlük Planlar | Çocuk Şarkıları | Toplantı Tutanakları | Etkinlikler | Diğer Dosyalar | Belirli Gün ve Haftalar | Rehberlik | Deneme Sınavları | İcatlar | Yazılı Sınavlar | Powerpoint Sunumlar | SBS Puan Hesabı | OKS Deneme Sınavı | Fizik Dersi İzle | Matematik Dersi İzle | Biyoloji Dersi İzle | Kimya Dersi İzle | Fizik Sözlüğü | Biyoloji Sözlüğü | Genetik Sözlüğü | Kimya Sözlüğü | Bilgisayar Sözlüğü | Dini Sözlük | 100 Temel Eser | Sanal Test | Animasyon | Döküman Ara |
.
.