Eğer kullanılan ışık kaynağı şekildeki gibi saydam olmayan engelden büyük ise, perdenin bulunduğu yere göre gölge şekilleri değişir. Perde (a) konumunda iken ortada tam gölge ve etrafında yarı gölge oluşur. Perde (b) konumunda iken yalnız yarı gölge oluşur.
Şekil (a) ve (b)

GÜNEŞ ve AY TUTULMASI
Dünya güneş etrafında dönerken, ay dünya ile güneş arasına şekildeki gibi girdiğinde, ayın gölgesi
dünya üzerine düşer ve K noktasından bakan gözlemci güneşi göremez.
Bu olaya güneş tutulması denir. Dünya, güneş etrafında dönerken ay ile güneş arasına şekildeki gibi girdiğinde dünyanın gölgesi, ay üzerine güneş ışınlarının gelmesini engeller. Güneşten ışık alamayan ay,
L noktasından bakıldığında görülmez, bu olaya da ay tutulması denir.

DÜZ AYNALAR
Saydam ortamda hareket eden ışığın herhangi bir yüzeye çarpıp geri dönmesine yansıma denir. Yansıma olayında ışığın hızı, rengi yani hiçbir özelliği değişmez. Sadece hareket yönü değişir.
Işığın Yansıması
Işığın bir yüzeye çarpıp geri dönmesine yansıma denir.
Işık kaynağı olmayan cisimlerin üzerine düşen ışık, yansıyıp gözümüze ulaşarak cismin görünmesini sağlar.
Işık kaynağını göremediğimiz halde, ışığı yansıtan cismi görürüz.
Bir yüzeyle 90° lik açı yapan dikmeye yüzeyin normali denir.
Gelen ışınla normal arasındaki açıya gelme açısı (a),
yansıyan ışınla normal arasındaki açıya da yansıma açısı (b) denir.
Yansıma Kanunları
1. Gelen ışın, normal ve yansıyan ışın aynı düzlemdedir.
2. Gelme açısı yansıma açısına eşittir. (a = b)
Bundan dolayı yüzeye birbirine paralel gelen ışın demeti, yüzeyden de birbirine paralel olarak yansır. Bu yansımaya düzgün yansıma denir.
Eğer yüzey şekildeki gibi düzgün değilse, yüzeyin bütün noktalarındaki normaller farklıdır. Yüzeye paralel gelen ışınların gelme açıları yansıma açılarına eşit olmaz. Bu yansımaya dağınık yansıma denir.
Düz Aynada Görüntü Oluşumu
Herhangi bir cismi görebilmek için, cisimden yayılan ışınların göze gelmesi gerekir. Cisimden
çıkan ışınlar doğrudan göze gelirse cisim görülür.
Eğer cisimden çıkan ışınlar, yansıma veya kırılma sonucu göze gelirse algılanan şey cismin görüntüsü olur.
Şekildeki K noktasal cisminin görüntüsünü bulmak için iki ışın kullanmak yeterlidir.
Bu ışınlar yansıma kurallarına göre yansıtılır. Yansıyan ışınların uzantılarının kesiştiği yerde görüntü
oluşur. Bu görüntü aynaya dik gönderilen ışının uzantısı üzerinde olmak zorundadır.
Eğer cisim şekildeki gibi ise K ve L noktalarının ayrı ayrı görüntüleri bulunur ve bu K', L' görüntü
noktaları birleştirilerek K, L cisminin görüntüsü bulunur.
Görüntünün Özellikleri
Yansıyan veya kırılan ışınların kendileri kesişirse görüntü gerçek, uzantıları kesişirse görüntü
zahirî (sanal) olur.
Zahiri görüntüler her zaman görünen görüntülerdir. Gerçek görüntüler ise, perde üzerine
düşürülerek, değişik noktalardan görülebildiği gibi, gerçek görüntüden göze gelen ışınlar nedeniyle
de perde olmadan da görülebilirler.
Düz Aynada Görüntü ve Özellikleri
Şekildeki gibi noktasal bir cisimden çıkan ışınlar, düzlem aynada yansıyor ve uzantılarının kesiştiği
yerde görüntü oluşuyor.
Buna göre, düz aynada oluşan görüntü;
· Zahirîdir.
· Aynaya olan uzaklığı, cismin aynaya olan uzaklığına eşittir.
· Boyu, cismin boyuna eşittir. · Cisme göre sağlı solludur. Sağ elimiz, görüntümüzün sol elidir.
· Aynaya göre simetriktir. 
Yukarıdaki şekilde cismin aynaya dik uzaklığı yoksa aynanın uzantısı alınır. K cisminin bu uzantıya göre simetriği olan K' görüntüsü bulunur.
Düz Aynada Özel Durumlar
1. Düzlem aynada gerçek cismin görüntüsü her zaman zahirîdir. Cismin aynaya uzaklığı,
görüntünün aynaya uzaklığına, cismin boyu da görüntünün boyuna eşittir.
2. Bir düzlem aynaya gelen ışının doğrultusu değiştirilmeden, ayna a açısı kadar döndürülürse,
yansıyan ışın 2a kadar döner.
Bir düzlem ayna ışık kaynağına yaklaştıkça gelme açısı, dolayısıyla yansıma açısı da büyür. Bu da yansıyan ışınlar arasındaki alanın büyümesi demektir. Kısacası düzlem ayna göze yaklaştıkça görüş alanı artar. Ayna gözden uzaklaştıkça görüş alanı azalır. Veya düzlem aynaya yaklaştıkça görüş alanı artar, uzaklaştıkça görüş alanı azalır.

4. Kesişen iki düzlem ayna arasındaki açı a ise aynalar arasında meydana gelen görüntü
sayısı,Paralel iki düzlem ayna arasındaki görüntü sayısı sonsuzdur. KÜRESEL AYNALAR
Yarıçapı R olan bir kürenin tümsek kısmı parlatılıp ayna yapılırsa tümsek ayna, çukur kısmı
parlatılıp ayna yapılırsa çukur ayna elde edilmiş olur. Aynanın tam ortasından ve merkezinden
geçen eksene asal eksen denir. Aynanın asal eksenle çakıştığı noktaya tepe noktası (T)
denir.
Tepe ile merkez noktalarının tam ortasındaki noktaya da odak noktası (F) denir. Odak
noktasının aynaya veya merkeze uzaklığına da odak uzaklığı (f) denir.
Odak uzaklığı ile aynanın (R) yarıçapı arasında R = 2f bağıntısı vardır.
Kürenin merkezinden geçen bütün doğrular kürenin yüzeyine dik olduğundan, küresel aynalarda
merkezden geçen bütün doğrular normal olarak kabul edilebilir.

Çukur Aynada Işınların Yansıması
Yansımanın en önemli şartı gelme açısının yansıma açısına eşit olmasıdır. Merkezden aynaya
çizilen doğrular, küresel aynaların normalidir. Çünkü bu doğrular aynaya diktir.
1- Asal eksene paralel gelen ışınlar yansıdıktan sonra odaktan geçer. Gelen ışığın normalle yaptığı açı, yansıyan ışığın normalle yaptığı açıya eşittir.
2- Odaktan aynaya gelen ışınlar asal eksene paralel gidecek şekilde yansır. Bir önceki ışının tam tersidir
3- Merkezden gelen ışınlar yine merkezden geçecek şekilde yansır. Çünkü normal üzerinden gelen ışınlar, aynaya dik çarptıklarından kendi üzerlerinden geri yansırlar.
4. Tepe noktasına gelen ışınlar, asal eksenle eşit açı yapacak şekilde yansırlar. Çünkü asal eksen de merkezden geçtiği için normaldir.
Çukur Aynada Görüntü Çizimleri
Oluşan görüntünün yerini bulmak için en az iki tane ışın kullanmak gereklidir. Işınlar nerede
kesişirse görüntü orada oluşur.
1. Cisim sonsuzda ise; sonsuzdan gelen ışınlar asal eksene paralel gelirler. Paralel gelen ışınlar
ise yansıdıktan sonra odakta toplanırlar. Görüntü, odakta gerçek ve nokta halinde oluşur.
2. Cisim merkezin dışında ise; görüntü, odak ve merkez arasında, ters gerçek ve boyu cismin
boyundan küçüktür. Hatırlanacağı gibi ışınların kendisi kesişirse görüntü gerçek, uzantıları
kesişirse görüntü zahirî olur.
3. Cisim merkezde ise; görüntü, merkezde ters gerçek ve boyu cismin boyuna eşit olur.
4- Cisim odakla merkez arasında ise; görüntü merkezin dışında ters, gerçek ve boyu cismin
boyundan büyüktür.
5- Cisim odakta ise; yansıyan ışınlar birbirlerine paralel olduğundan, görüntü sonsuzda ve
belirsizdir.

6- Cisim ayna ile odak arasında ise; görüntü aynanın arkasında, düz, zahirî ve boyu cismin boyundan büyüktür. Çizimlerden de görüldüğü gibi cisim veya görüntüden aynaya yakın olanın boyu daha küçüktür.

Tümsek Aynalarda Özel Işınlar
Tümsek aynada da çukur aynada olduğu gibi merkezden geçen bütün doğrular normaldir.
Tümsek aynada odak noktası aynanın arkasında olduğu için zahirîdir. Çünkü odak, ışığın
toplandığı noktadır. Tümsek aynada ışık toplanmaz. Sadece uzantıları odaktan geçer, kendileri
geçemez.
1. Asal eksene paralel gelen ışınlar, uzantıları odaktan geçecek şekilde yansırlar.
2. Uzantıları odaktan geçecek şekilde gelen ışınlar, asal eksene paralel gidecek şekilde yansırlar.
3. Uzantıları merkezden geçecek şekilde gelen ışınlar, kendi üzerlerinden geri dönecek şekilde yansırlar.
4- Tepe noktasına gelen ışınlar, asal eksenle eşit açı yapacak şekilde yansırlar.

Tümsek Aynada Görüntü Çizimi
Bir tümsek aynada cisim nerede olursa olsun görüntü her zaman ayna ile odak noktası arasında, düz, zahirî ve boyu cismin boyundan küçüktür. Cisim sonsuzda iken görüntü odakta nokta halinde olur. Şekilde görüldüğü gibi cisim aynaya yaklaştıkça görüntünün boyu büyüyerek aynaya yaklaşır.
SES BİLGİSİ
Lastik bir şerit iki ucundan sabitlenip titreştirilirse, metal levhanın bir
ucu mengene ile sıkıştırılıp diğer ucu çekilip bırakılırsa, ses çıkarırlar.
Gerilmiş saz telleri, tokmakla vurulan davul zarı, titreşmeleri sonucu
yine ses çıkarır. Bu olaylar sesin ancak ortamların titreşmesi sonucu
oluştuğunu gösterir.
Bir diyapazonun kollarından birine tokmağı ile vurulduğunda ses
duyulur. Diyapazon kolunun ileri hareketi çevresindeki havayı iter,
sıkıştırır, geri hareketi ise havayı seyrekleştirir. Bu hareket
diyapazondan çevresine doğru dalgalar yayılmasına sebep olur. Ses
dalgaları kaynaktan her tarafa doğru yayılır.
Titreşerek ses oluşturan cisimlere ses kaynağı denir. İnsan kulağı
belli sınırlar içindeki titreşimleri duyabilir.
Kaynaktan yayılan ses dalgalarının bir enerjileri vardır. Bu enerji sesin
yayıldığı ortam tarafından iletilir. Sesi ileten bir ortam olmadan ses
yayılmaz. Boşlukta sesin yayılmamasının nedeni iletici ortamın
olmayışındandır.
Şekildeki fanusun içine zil ve lambanın bağlı olduğu bir devre
kuruluyor ve fanusun içindeki hava boşaltılıyor. Anahtar
kapatıldığında zilin sesi duyulmazken fakat lambanın yandığı görülür.
Bu deney, sesin boşlukta yayılmadığını, fakat ışığın boşlukta
yayıldığını gösterir.
Frekans: Sesi oluşturan kaynağın bir saniyedeki titreşim sayısına
sesin frekansı denir. Kaynaktan üretilen ses ortam değiştirse de
frekans değişmez.
Yankı: Ses dalgalarının bir yüzeye çarpıp geri dönmesine yankı denir.
Sesin Fizyolojik Özellikleri
Bütün işittiğimiz sesler kulağımızda aynı etkiyi bırakmaz. Bazıları çok
şiddetli veya hafif, bazıları ince veya kalın duyulur. Bazı sesler
kulağımıza hoş geldiği halde bazıları sinir bozucu olabilir.
Sesleri birbirinden ayıran üç önemli özelliği vardır.
a. Şiddet: Mengeneye sıkıştırılmış bir metal levha, denge
konumundan fazla ayrılıp bırakılırsa ses daha şiddetli duyulur. Denge
konumundan ayrılma miktarına genlik denir.
Genlik büyürse ses şiddetli, küçülürse ses hafif duyulur. Yani şiddetin
nedeni titreşim genliğidir. Ses kaynağına yakın yerlerde şiddet daha
fazla olurken, kaynaktan uzaklaştıkça şiddet azalır.
b. Yükseklik (frekans): Sesin ince yada kalın duyulması frekansından
dolayıdır. Frekansı büyük olan ses ince, frekansı küçük olan ses ise
kalın duyulur.
c. Tını: Bazı çalgılarda genlik ve frekans aynı olduğu halde, yine
sesler birbirinden ayrılabilir.
Örneğin lâ sesi veren bir keman bu sesin frekansının tam katları olan
başka lâ sesleri de çıkarabilir. Böylece bileşik sesler ortaya çıkar.
Bu sebeple bir mandolinin sesi, başka bir müzik aletinin sesinden
ayırt edilebilir. Müzik aletlerinin çıkardığı bileşik sesler birbirlerinden
farklıdır. Bu farklılığı belirten özelliğe sesin tını adı verilir.
SES YALITIMI
Ses Yalıtımı ve Yalıtım Teknikleri Gürültüyü oluşturan
ses olduğuna göre sesi geçirmeyen ve daha az geçiren maddelerin
kullanılması gürültüyü önler.
Gürültü, şehirlerde daha çok rahatsız edicidir. Günümüzde ses yalıtımı
sağlayan malzemeler üretilmektedir.
SES KAYDI
Ses Kaydeden Araçlar İlk ses kaydı "fonograf" denen bir araçla
yapılmıştır. (Thomas Edison tarafından 1877'de icat edilmiştir)
Zamanla bu alanda çeşitli araçlar geliştirilmiştir. Gramafon, teyp ve
modern stüdyolardaki kayıt araçlarıdır. İlk ses kaydı fonografta
sesler, mum silindirlere kayıt yapılıyordu. Dönen taş plaklara
kaydedilir.
Sesin banda kaydedilmesiyle ses kaydı gelişti. Sesli bir filmde ses
,filmin kenarına kaydedilir. Müzik kasetleri, sesin kaset içinde banda
kaydedilmesiyle istediğimiz zaman, kaset çalarla tekrar sese
dönüştürmemizi sağlar.
Teorik Bilgi:
Katı, sıvı ve gaz maddelerde ses yayılırken bir tanecik titreşirken
çevresindeki taneciklerinde titremesine neden olur. Onlarda diğerlerini
titreştirir ve enerjilerini birbirlerine aktarır. Fakat her etkileşmede
enerjilerinin bir kısmı kaybolur yani başka bir enerji türüne
dönüşür.